Amerika’ya Gelmek İsteyip De Gelemeyenlere, Dönmek İsteyip De Dönemeyenlere…
PDF Yazdır e-Posta
yasin_pehlivanÇok uzaklardan merhaba arkadaşlar.

98 döneminden Yasin Pehlivan ben. Amerika'da 4. yılım. 3-4 aylık bir dil eğitimi ve yurt dışı tecrübesi için gelmiştim, ama her şey planlandığı gibi gitmiyor maalesef bu diyarlarda. Alışıyorsunuz, alışırken daha fazla kalmak istiyorsunuz ve bir bakıyorsunuz yıllar geçmiş...

Öncelikle aileden, arkadaşlardan uzakta yaşamanın ne demek olduğuna değinmeyeceğim çünkü hepimiz hemen hemen ne demek olduğunu iyi biliyoruz. Kültür farklılığı derseniz, değişik bir çevre değişik bir yaşam derseniz sayfalarca yazmak gerekir. Kendimce resmi bir yazı yazmaktansa kendimi sizin yerinize koyarak yazmaya çalıştım ve bildiklerimi biraz karalamak istedim. Burada bizim dönemden de arkadaşlar var; benim bildiklerim Levent Boston'da, Mustafa Missouri'de bense California'dayım. Hatırlayamadıklarım ya da bilmediklerim lütfen kusura bakmasınlar.

Amerika'ya master için phd için veya staj için gelme imkânları o kadar da zor değil arkadaşlar, fakat bunun için maddi gücün biraz iyi olması gerekiyor. Sponsor bularak gelmek en mantıklısı ama en zorudur.

Bunun dışında vizelerden bahsetmek istiyorum:

J-1 ya da F-1 vizesi ile sadece "on-campus" işlerde (asistanlık gibi) çalışabilirsiniz.

J-1 vizesi "exchange visitor"lar için. J-1 vizesi ile okuyanlar için, öğrenci vizesinden (F-1) farklı olarak, okul bittikten sonra ülkeden ayrılma ve 2 yıl Amerika'ya girememe kuralı var. Bu kuralda istisnai durumlar olabilir, ama gene de bu vizenin daha sonra çalışma vizesine çevrilmesi genel olarak daha zor. Dolayısıyla J-1 vizen varsa, çekilişi kazansan bile "greencard" alamazsın.

J-1 yerine F-1 almaya çalışın bence. F-1 genelde 5 yıllık verilir ve en basit bir dil okulundan alınacak "I-20 formu" ile konsolosluktan vize alabilirsiniz.
Sonrasını buraya geldiğinizde planlar ve ona göre hareket edersiniz.

"Immigration" konularında uzmanlığa erişmiş biri olarak (ki maalesef), ÇFL'li kardeşlerimizden California'yı düşünenler için hiç bir karşılık beklemeden elimden gelen yardımı seve seve yapmak isterim.

Burada birçok okulla anlaşmam olup, özellikle yaz aylarında Türkiye'den öğrenci getiriyoruz. Naçizane tavsiyem; araştırmanızı iyi yapıp danışmanlık şirketi adı altındaki kurumlara siz farkında olmadan komisyon olarak ödediğiniz paralarınızı boş yere harcamamanız. Bu iş büyük bir sektördür Türkiye'de ve siz buraya geldikten sonra gerekli desteği ve yardımı göremezsiniz. Bunu yasamış birçok insan vardır burada, en başta da ben :).

Yaz dönemi stajı gibi şeyler için, okula devam ediyor olmak şartıyla, "curricular practical training (CPT)" izni alınabilir. Okul bitince de "optional practical training (OPT)" izni alınabilir. Bu da en fazla 1 sene için olabilir. Ben şu anda OPT almış durumdayım ve OPT suresi artik uzatılabiliyor, bu da yaşanan en son gelişme.

Sonrasında çalışma vizesi alınmalı.  Örneğin; H-1B, yılda bir kere, Nisan ayının ilk günü, başvurulur. Gecen yıl 140.000 başvuru yapıldı. Senelik kontenjan ise 40.000 ile sınırlıdır. "Indian"lar ve "Asian"lardan zor sıra gelir. Fakat master veya MBA okumuşsanız 25.000'lik özel kontenjana girersiniz. Bu da demektir ki, H-1B vizesi çıkma sansı daha fazla.

Amerika hakkında ipuçları:

Tembellere yer olmayan bir yer (çalışma temposu, kredi üzerine oturtulmuş bir yaşam ki en önemlisi kredinizdir),

Fırsatçılar ülkesi değil fırsatlar ülkesi,

Herkes size gülümser yolda, barda, kafede, vs., ilk geldiğimde bütün kızlar bana iş atıyor sanırdım, ama öyle değilmiş J,

Yiyin, için ve beğenmediyseniz geri iade edin, sadece beğenmedim deyip paranızı geri alın,

Yola sadece bir adım atarsanız trafik durur, arabadakiler gülümser, ben hariç (New York hariç),

Vergi kaçırmak adam öldürmekle eşdeğer diyebilirim (uydudan izleniyormuşsunuz hissi yaratır, ama herkes vergisini öder,  çünkü yaptırımları çok ağırdır, örneğin vergi memurları kelepçe taşır),

Rüşvet halk arasında yoktur, daha üst kesimlerde sistemin içerisinde olduğunu az çok düşünmekteyim, ama daha tabana indiğinizde rüşvet görülmez (sonucunu gözüne kestiren polise rüşvet teklif ederek deneyebilir),

Sosyal yakınlaşma, buluşma, gezme etme Türkiye ile kıyaslanamaz bile, unutmayın burada yalnızsınızdır,

Bireyselliği öğreniyorsunuz, yani öğrenmek zorunda kalıyorsunuz,

Her şey büyüktür; televizyonlar, pc'ler, arabalar, porsiyon tabaklar, vs.,

Sınıf farkı bizdeki kadar fazla değildir, Miami'ye veya Hawai'ye bir memur ailesi de tatile gidebiliyor,

Her eyalet birbirinden büyük ölçüde farklılık gösterir ki en kral eyalet California'dır :),

Texaslıları anlamakta zorluk çeker, New Yorkluları ise anlayacağım diye yarış atına binmiş gibi hissedersiniz,

California insanları güney insanları olup sıcaktırlar ve aksanları anlaşılırdır,

California'da 8 ay bahar, 4 ay yaz yaşanır,

Benzin cok ucuzdur, Türkiye'dekinin hemen hemen 4'te biri,

Los Angeles için şunu diyebilirim; filmlerde gördüğünüz hemen hemen her şeyin yanından geçebilirsiniz ve bir süre zonra zevk vermez, haftada iki gün Hollywood'a giderim ve hiç bir şey hissettirmiyor,

Los Angeles'ta çok sayıda yabancı vardır, hatta burası yoksa uzak doğu mu diye düşünürsünüz,

Los Angeles'ın en kötü yönü trafiğidir, saat 16-17 civari yani iş çıkışı "freeway"e çıkarsanız ne demek istediğimi anlarsınız, İstanbul bile güzel gelebilir,

Her trafik ışığında "homeless"lar vardır ve ellerinde çok manidar bir karton aynen şöyle der; "why lie, I need a beer", bunu görüp daha da uyuz olurum ve bir şey vermemJ,

Simiti, peyniri, mantıyı, böreği, dolmayı, ailenizi, arkadaşlarınızı unutacaksınız, raki-balik-meze üçlüsünü de tabii,

Amerika'da bir öğrenci iseniz %90 F-1 vizeniz vardır, çalışma izniniz yoktur ve herkes gibi kaçak çalışmak zorunda kalırsınız, saati 8$'dan pizzacılık, garsonluk, "delivery", kasiyerlik, kampüs içi çalışma ("book store"larda), vs., buna ragmen kazandığınız para bir memurun maaşından fazladır.

Bunun gibi binlerce hatta onbinlerce seyi sizinle paylaşırdım, ama açıkçası çok da merak edilen şeyler olduğunu düşünmüyorum.

Sizinle ilgili olan kısımlara gelince; Amerika, üniversitede akademik olarak bir şeyler yapmak için biçilmiş kaftandır, burs bulmanız durumunda Türkiye'de en kaliteli üniversitede araştırma yapacağınıza burada orta halli bir üniversitede master ya da doktora yapmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Yasin Pehlivan ('98)

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
 

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.